Günümüzde kullanımı oldukça artan elektronik sigara hakkında önemli açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şermin Börekçi, e-sigaranın oldukça zararlı olduğuna dikkat çekerek cihazın piyasada ilk yer alışının 2004 tarihinde Çin’de olduğunu ve bu dönemde sigara bırakmaya yardımcı bir yöntem olarak pazarlamaya sunulduğunu anlattı. Börekçi, e-sigarayı pazarlamak için tütün endüstrisinin elinden geleni yaptığını da kaydetti. Prof. Dr. Şermin Börekçi, Türkiye’nin son 15-20 yılda tütün kontrolü konusunda gösterdiği başarılı ve kararlı çalışmaları ile dünyada en etkili tütün kontrolü uygulayan ülkelerden birisi olduğunu açıklayarak MPOWER kriterlerinin hepsini en üst düzeyde uygulayan ilk ve tek ülke konumunda yer aldığını aktardı. 2012 Küresel Yetişkin Tütün Araştırma Raporuna göre; Türkiye genelinde 15 yaş üstü bireylerin yüzde 27,2’sinin tütün kullanıcısı olduğunu da belirten Prof. Dr. Şermin Börekçi, “Dünyada ve ülkemizde yürütülen tütün karşıtı bu başarılar karşısında, tütün endüstrisinin genel taktiği sigara kullanımını teşvik edecek çeşitli alternatif yollar bulmak oldu. Hiç sigara denememişler için daha çekici, cezbedici ürünler; bırakmayı düşünenler için çeldirici (örneğin; daha az zararlı olacağı düşünülen) ürünler geliştirmek ve sigara içenlerin daha kolay bağımlı olmasını sağlamak satış stratejilerinin ana dayanağını oluşturdu. Toplumsal düzeyde de sigara şirketlerinin başvurduğu en önemli yöntem kitleleri “zarar azaltma” yoluyla tüketimi arttırmaya çalışmak ve bu amaçla üretilecek ürünlere izin verilmesini sağlamak yönünde siyasi baskı yapmaktır. Bu bağlamda, dizaynına ve satışa sunumuna katkıda bulundukları elektronik sigara (e-sigara), toplum sağlığını tehdit eden bir salgın gibi yayılıyor. Tıpkı 1950 ve 1960’lardaki sigara reklamları gibi televizyon, radyo, internet, dergiler ve her türlü reklam araçlarında e-sigara reklamları yer alıyor ve toplum e-sigaranın zararsız olduğu konusunda yönlendirilmeye çalışılıyor” diye konuştu.
HER ŞEY ÇIKAR UĞRUNA!
Elektronik sigaranın bulunuşunun 1963 yılına dayandığını kaydeden Prof. Dr. Börekçi, elektronik sigaranın elektrik gücü ile işleyen, sıvıyı buharlaştıran bir mekanizmaya sahip olup sigara içme kullanımına benzediğini söyledi. Bilinen sigara boyutu ile eşdeğer ya da biraz daha uzunca bir çubuk içerisinde içi sıvı dolu olan ve değiştirilebilen bir kartuş olduğunu dile getiren Börekçi, “Bu kartuş içinde esas olarak nikotin ve propilen glikol bulunuyor. Çubuk içerisinden hava geçtiği zaman pil ile çalışan mikroişlemci sistem aktive oluyor, geçen hava içerisine kartuş içindeki sıvıdan mikron büyüklüğünde parçacıklar püskürtüyor. Böylelikle oluşan buhar kişi tarafından solunarak akciğerlere ulaşırken bu yolla nikotin alınıyor. Kartuş içindeki sıvıda bulunan propilen glikol sigara dumanına benzer koku oluşmasını sağlıyor. Pille çalışan mikroişlemci aynı zamanda çubuk ucundaki kırmızı-turuncu renkli bir ışığı yakmakta, böylece yanan sigara ucundaki ateş özelliği de sağlanmış olmaktadır. Yanma sırasında 50-60 derece dolayında ısı da meydana geliyor. Bu sıcaklık nikotini ısıtmakta, bu şekilde olabildiğince sigaraya benzer bir içim sağlanmaya çalışılmaktadır. Pil ve kartuş gerektiğinde yenilenerek kullanıma devam edilebiliyor. Ayrıca ürünün aynı sistemle çalışan puro ve pipo formları da vardır. Bu ürünlerdeki nikotin miktarlarının yanı sıra içerdiği diğer maddeler (Propilen glikol, tütün esansı, gliserin, organik asit, sitrik asit, alkol, su, diğer katkı maddeleri) bakımından da farklılıklar vardır. Kartuş içindeki sıvıya katkı maddeleri olarak tütün, meyve, nane, çikolata, kahve, kola gibi aromaları eklenebiliyor veya spesifik sigara markası taklit edilebiliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) çocukların ve gençlerin ilgisini azaltmak için e-sigaraya mentol dışında aroma konması yasaklanmıştır. Cihazın piyasada ilk yer alışı 2004 tarihinde Çin’de olmuştur ki bu dönemde sigara bırakmaya yardımcı bir yöntem olarak pazarlamaya sunulmuştur. 2005-2006 yılları itibariyle cihazın Çin’den ihracatı başlamış ve cihaz farklı ülke pazarlarında yerini almıştır. Cihazın kalite kontrolü yeterli olmamakla birlikte kullanıcıların esrar gibi bağımlılık yapıcı maddeleri kullanmak için cihazı modifiye edebildikleri saptanmıştır” ifadelerine yer verdi.
GENEL SONUÇ BÖYLE
Elektronik sigaranın sağlık üzerine etkilerini aktaran Börekçi, son olarak şunları kaydetti: “İçerdiği toksik kimyasal maddeler, sitotoksisite, pasif etkilenim, nikotin emiliminin kontrol edilmesinde güçlük, sağlık üzerindeki kanıtlanmış zararlı etkileri, sigara bırakma üzerine etkileri araştırılmış. Elektronik sigaranın sigara bırakmadaki etkisini araştıran mevcut 4 klinik çalışmadan ise, 3’ünde kontrol grubu bulunmuyor. Dördüncü çalışmada da e-sigaranın etkinliği 21 mg’lık nikotin bandı tedavisi ile karşılaştırılmış. 40 kişiden sadece 5 kişi 2’nci yılda sigarayı bırakabilmiş. Diğer bir çalışmada, e-sigara kullananlar ile kullanmayanlar arasında sigara bırakma oranları arasında fark olmadığı gösterilmiştir. E-sigara ile nikotin bandını karşılaştırdıkları çalışmalarında, gruplar arasında fark saptamamışlardır. Tüm bu çalışmaların genel sonucu; e-sigaranın sigara bırakmada etkili olmadığıdır.”









Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir