Bunlardan ilki yardımlaşma amaçlı konak davetleridir. Konak davetleri sadrazamların, şeyhülislamların ve zengin ahalinin oluşturduğu bir ramazan geleneğidir. Bu davetler kapıları herkese yani davetli-davetsiz, zengin-fakir, tanıdık-tanımadık ve hatta gayrimüslimler açık konaklarda gerçekleşirdi. Gerard Nerval, Doğuya Seyahatinde İstanbul’un İftar davetleriyle ilgili gözlemlerini şöyle açıklar; Ramazan’da herkes her eve girebiliyor ve orada yenilen yemekleri yiyebiliyordu. Fakir ve zengin bütün Müslümanlar güçleri nispetinde bu dini görevi yerine getirmeye çalışıyordu. Üstelik evlerine gelen kişilerin Müslüman olup olmadıklarına da bakmıyorlardı. ” . Bir diğer davet geleneği de konaklar dışında orta halli ailelerin iftar misafirleridir. Normal bir ailede iftar yemekleri bol yapılırdı. Bunun nedeni iftara kaç kişinin geleceğinin belli olmamasıdır.
İFTAR SAATİ YAKLAŞTIKÇA TANRI MİSAFİRİ DÜŞÜNÜLÜRDÜ
Tıpkı konaklardaki gibi iftar saati yaklaşınca gelebilecek tanrı misafirleri düşünülürdü. Artan yemeklerde yine ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı. Ev davetlerini önemli kılan bir diğer gelenek usta-çırak ilişkisinin görülmesidir. Günümüz sanayisinin olmadığı Osmanlı döneminde mesleki ustalar toplumda ön plana bulunurdu. Çıraklar ramazanda ustalarını muhakkak iftara davet ederlerdi. Ustaların da bu daveti kabul ederek çırağının evinde oruç açması beklenirdi. Bunun dışında devlet dairelerinde çalışanlar için kurum müdürlerini veya daha üst mertebeden çalışanları iftara çağırmak önemli bir gelenekti. Günümüzde usta- çırak ilişkisinin zayıflaması ve devlet dairelerindeki ast-üst ilişkilerin resmileşmesi samimiyeti ortadan kaldırarak ramazanda iftara davet etme geleneğini zedelemiştir. Ancak bu geleneğin tamamıyla yaşatılmadığını söylemek mümkün değildir.
TOP ATIŞI BAYRAMLARDA GEMİLERDEN GÜNDE BEŞ VAKİT TOP ATIŞI YAPILIRDI
Kurban ve Ramazan bayramlarında gemilerden günde beş vakit top atışı yapılırdı. Ayrıca Ramazan günleri de Anadolu Hisarından ezan, iftar ve imsak vakitlerinin ilanı için top atılırdı. Top atışı geleneği Osmanlı için zamanla ekonomik bir yük olmaya başlamıştır. Cumhuriyet döneminde de devam eden gelenek bugün eski canlılığını yitirmiştir. Ramazan’ın gelişini, namaz vakitlerini ve oruç vakitlerini bildiren top atışlarına günümüzde ihtiyaç kalmamıştır. Günümüzde takvimsel hesaplamalar sayesinde bahsedilen vakitler önceden belirlenmekte ve teknolojik gelişmelerle birlikte insanların haber alamama durumları ortadan kalkmıştır. Günümüzde yapılan top atışlarının yoğunluğu en aza inmiştir. İftar vakitleriyle sınırlandırılan bu atışlar geleneği yaşatmak adına usulen devam etmektedir.
https://www.konyapostasi.com.tr/haber/iftar-davetlerinde-iki-farkli-yontem-vardi-112677








Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir