Ana içeriğe geç

Konya Gazeteciler Cemiyetihaberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...Haber Panelim Haber Scripti

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

Uzun yıllardır Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi çatısı altında sülün üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Prof. Dr. Kemal Kırıkçı, sülün üretiminin ticari potansiyeline dikkat çekerek 'Konya neden Türkiye'nin baş sülün üreticisi…

SON DAKİKA
Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

Osmanlı ve Selçuklu mutfağının seçkin lezzetleri arasında yer alan sülün, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde 30 yılı aşkın süredir yürütülen bilimsel çalışmalarla yeniden gündeme taşınıyor. 

Sürmanşet Gazetesi Muhabiri M.Kürşat Ercan’ın haberine göre 1993 yılında kurulan Sülün Yetiştiriciliği Ünitesi ile Türkiye'de bu alanda öncü olan üniversite, geçen sürede damızlıktan kuluçkaya, yetiştiricilikten et kalitesine kadar sülünün tüm yaşam döngüsünü bilimsel yöntemlerle inceleyerek bugün Türkiye'de birinci, dünyada ise bu alanda çalışma yürüten sayılı üniversiteler arasına girdi. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Kırıkçı, sülünün yalnızca akademik açıdan değil, doğal üretim modeli, yüksek et kalitesi ve ekonomik potansiyeliyle de Konya’nın Türkiye'de yeni bir hayvancılık modeli oluşturabileceğini söyledi.

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

ÇALIŞMALAR 30 YIL ÖNCE BAŞLADI, SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÖNCÜ OLDU 

Selçuk Üniversitesi’nin sülün araştırmalarının 1993 yılında Sülün Yetiştiriciliği Ünitesi’nin kurulmasıyla başladığını aktaran Kırıkçı, çalışmaların dönemin üniversite rektör yardımcısı Prof. Dr. Osman Cenap Tekinşen’in girişimleriyle üniversiteye sülün temin etmesiyle başladığını anlattı. Kırıkçı, o dönemde sekiz dişi ve üç erkek sülünü Bursa Karacabey'den getirerek Selçuk Üniversitesi'nde üretime başladıklarını ve Türkiye’nin sülün üreten ilk üniversitesi olduklarını ifade etti. Başlayan üretimle birlikte akademik çalışmaların da hız kazandığını söyleyen Kırıkçı, Selçuk Üniversitesi’nin bu alanda öncü olduğunu vurguladı. 

Yapılan bilimsel çalışmalar ışığında önemli bulgular elde ettiklerini belirten Kırıkçı, “Yaptığımız çalışmalar sırasında sülünün dünyada ağırlıklı olarak avlandırma amacıyla üretildiğini ancak proteince zengin ve yağsız bu hayvanın yüksek bir potansiyele sahip olduğunu gördük. İlk hedefimiz bu hayvanların et üretiminde de değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini araştırmaktı. Ve araştırmalarımızla bu hayvanın et üretiminde de çok rahat kullanılabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

SELÇUK ÜNİVERSİTESİNDE SÜLÜN ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR YOL GÖSTERİCİ 

Çalışmalara start verilen 1993 yılından günümüze kadar sülünler üzerinde çok sayıda bilimsel çalışma yürütüldüğünü ifade eden Kırıkçı, sadece sülün üretmekle kalmayıp, edinilen bilgileri sayısız öğrenci ve bilim insanlarının yanında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden yetkililere de aktardıklarını söyledi. Kırıkçı, ”Doktora öğrencilerimizi bu alanda yetiştirerek, bizden sonra da bu çalışmaların devam etmesini sağlamayı amaçladık. 

Çalışmalarımızda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzden her zaman destek gördük. Birlikte yaptığımız araştırmalar neticesinde sülünlerin hem et üretimi açısından son derece uygun olduğunu ve hem de başta fındık üretimine zarar veren kahverengi kokarca olmak üzere bazı böceklerle biyolojik mücadelede de kullanılabileceği sonucuna vardık” diye konuştu.

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

SÜLÜNÜN ÖZELLİKLERİ SAYMAKLA BİTMİYOR 

Selçuk Üniversitesi bünyesinde sülün üzerine yapılan bilimsel çalışmalar ışığında elde edilen veriler hakkında konuşan Kırıkçı, “Sülünlerin en önemli özelliği hastalıklara karşı son derece dayanıklı olmasıdır. Neredeyse hiç ölüm yaşanmıyor diyebilirim. Doğal yapısı sayesinde bağışıklığı oldukça güçlü. Herhangi bir hastalık problemi yaşamıyoruz. 

Bu hayvanlara aşı uygulamıyoruz, antibiyotik ise hiç kullanmıyoruz. Bir diğer önemli özelliği ise çevre dostu olmasıdır. Kümeslerde kötü koku oluşmuyor. Dışkısı çevreyi kirletmiyor ve sürekli temizlik gerektirmiyor. Aynı zamanda sülünler çok yüksek fiyatlara mal olan tam çevre kontrollü kümeslere de ihtiyaç duymuyorlar. Bu yönüyle hem üreticiye kolaylık sağlıyor hem de çevreye zarar vermiyor” diye konuştu. 

ŞİFA DOLU SÜLÜN, LEZZETİYLE DAMAK ÇATLATIYOR 

Ayrıca sülün etinin özelliklerinden bahseden Kırıkçı, “Sülün etinin en önemli özelliği tamamen doğal şartlarda üretilmesidir. Yetiştiricilik sürecinde herhangi bir ilaç, antibiyotik ya da kimyasal madde kullanmıyoruz. Bu nedenle biz de gönül rahatlığıyla tüketiyoruz ve tüketicilerin de aynı güvenle tüketebileceğine inanıyoruz. Sülün eti aynı zamanda oldukça yağsız bir ettir. Yağ oranının düşük olması nedeniyle özellikle kalp-damar hastaları ve diyet yapan kişiler için uygun bir alternatif olabilir. Ayrıca demir oranı da yüksektir. 

Avrupa'da bazı doktorların hamile kadınlara sülün eti önerdiği bilinmektedir. Kaynaklarda, 100 gram sülün etinin yetişkin bir insanın günlük demir ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşıladığı belirtilmektedir. Bence sülün etinin en önemli özelliği ise lezzetidir. Doğru pişirme teknikleri kullanıldığında kırmızı et seviyesinde bir lezzet sunuyor. Hatta bazı yemeklerde tüketen kişiler bunun kanatlı eti olduğunu anlamakta zorlanıyor. Kendine özgü, farklı ve oldukça zengin bir aroması var” ifadelerine yer verdi.

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilir

 DAMIZLIKTAN KULUÇKAYA BİLİMSEL ÜRETİM ZİNCİRİ

Veteriner Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren sülün yetiştirme tesisinin özellikleri hakkında bilgi veren Kırıkçı, mevcut kapasitenin 40 damızlık barındırabildiğini, bu damızlıklardan yılda yaklaşık 2 bin yavru sülün üretilebildiğini söyledi. Kırıkçı, tesiste damızlık kümesi, kuluçkahane ve büyütme alanlarının bulunduğunu anlattı. Her bir damızlıktan yılda 80 ila 100 yumurta aldıklarını söyleyen Kırıkçı, bu yumurtaların her hafta kuluçka makinelerine alınarak kuluçka süreci hakkında bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. 

Civcivlerin yumurtadan çıktıktan sonra 5-6 haftalık olduklarında doğal yonca ve mısır ekili doğal büyütme alanlarına alınarak büyütüldüklerini söyleyen Kırıkçı, “Yavru sülünler doğal büyütme alanlarında büyüyor. Yaklaşık 300 metrekarelik bu alanda ilkbaharda çapa makinesi ile toprak hazırlanıyor. Ardından yonca ve mısır ekiliyor. Bitkiler yeterince büyüdükten sonra sülünleri bu alana bırakıyoruz. Hayvanlar burada yem tüketmekle birlikte ağırlıklı olarak yeşil bitkilerle, böceklerle yani doğal besinlerle büyüyor. Bu nedenle tamamen doğal koşullarda yetişiyorlar. Bu da hem et kalitesini artırıyor hem de ortaya dünyanın en lezzetli kanatlı etlerinden birini çıkarıyor. Elbette doğru pişirme yöntemi de büyük önem taşıyor” diye konuştu. 

 

SÜLÜN ETİ EKONOMİYE ENTEGRE ÜRETİM MODELİYLE KAZANDIRILABİLİR

Kırıkçı, sülün yetiştiriciliğinin Türkiye'de önemli bir ekonomik sektör haline gelebilmesi için bireysel üretim yerine entegre bir üretim modeli oluşturulması gerektiğini söyledi. Mevcut şartlarda tek bir çiftçinin bu işi sürdürülebilir şekilde yürütmesinin pazarlama açısından kesim, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsayan profesyonel bir sistem kurulmasının önem taşıdığını ifade etti. 

Büyük ölçekli firmaların damızlık üretimini üstlenip civcivleri anlaşmalı yetiştiricilere dağıttığı, yetişen hayvanları yeniden satın alarak kendi markalarıyla pazara sunduğu bir modelin sülün eti üretim ve tüketiminin önünü açacağını dile getiren Kırıkçı, böyle bir yapının hem üreticiye güvence sağlayacağını hem de sürdürülebilir bir pazar oluşturacağını kaydetti. 

Konya sülün üretiminde Türkiye'ye öncü olabilirDamızlık materyalin Türkiye'de bulunmasının en büyük avantajlardan biri olduğuna dikkat çeken Kırıkçı, bu yönüyle sülünlerin “yerli ve milli” olduğunu, etlik tavuk sektörünün aksine her yıl yurt dışından damızlık ithal etme zorunluluğu bulunmadığını, bu sayede üretimin tamamen yerli imkânlarla büyütülebileceğini vurguladı ve sülünleri ata tohumu gibi olduğunu ifade etti. Prof.Dr. Kırıkçı doğru yatırımlar ve planlı üretimle sülün yetiştiriciliğinin yüksek katma değer oluşturan yeni bir hayvancılık koluna dönüşebileceğini sözlerine ekledi.

https://www.yenihaberden.com/konya-sulun-uretiminde-turkiye-ye-oncu-olabilir/1857179/

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle