Dün Konya'da birbirinden farklı ancak şehrimiz açısından önemli iki etkinlik gerçekleştirildi. Bunlardan birisi sosyal dayanışmayı ve yardımlaşmayı, diğeri ise üretimi, ticareti ve ihracatı ilgilendiriyordu.
Bir tarafta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün tanıttığı “İyilik Var” projesi, diğer tarafta Konya'nın önemli sektörlerinden ayakkabıcılığı uluslararası pazarlara açmayı hedefleyen Master Shoes Fuarı…
İki etkinlik de farklı yönleriyle üzerinde durulmayı hak ediyor.
KONYA'DA İYİLİK VAR
Öncelikle Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün Karatay Engelli Aktif Yaşam Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısından bahsetmek istiyorum.
İl Müdürümüz Arif Topal'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İyilik Var Gönüllülük Platformu” tanıtıldı.
Aslında projenin adı bile oldukça anlamlı: İyilik Var…
Konya, tarih boyunca yardımlaşma ve dayanışma kültürünün güçlü olduğu şehirlerden birisi olmuştur. Mevlânâ'nın hoşgörüsü, Ahilik geleneği, vakıf kültürü ve hayırsever insanlarımız bu şehrin sosyal yapısının önemli unsurlarıdır.
Ancak günümüzde yalnızca iyilik yapmak istemek yeterli olmuyor. Yapılan iyiliğin doğru kişiye, doğru zamanda ve doğru şekilde ulaşması da gerekiyor.
İşte bu proje tam da bu noktada önem kazanıyor.
İyilik Var Gönüllülük Platformu, gönüllü olmak isteyen vatandaşlarla gönüllü desteğine ihtiyaç duyan faaliyetleri ve bu faaliyetleri düzenleyen kurumları dijital ortamda bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Düşünün, yaşlı bir insanın ziyaret edilmesi, engelli bir vatandaşımızın sosyal hayata katılmasına yardımcı olunması veya yalnız yaşayan bir insanın ihtiyaçlarının karşılanması…
Bunların her biri küçük gibi görünen ancak toplumsal açıdan büyük anlam taşıyan davranışlardır.
İl Müdürü Arif Topal'ın toplantıda söylediği bir söz de projenin amacını çok güzel özetliyor:
“İyilik yapmak için büyük imkânlara değil, büyük bir gönüle ihtiyaç vardır.”
Bence de son derece doğru bir yaklaşım.
Ancak burada bir hususun altını çizmek istiyorum. Böylesine güzel projelerin yalnızca tanıtım toplantılarıyla sınırlı kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi gerekir.
Bu vesileyle İl Müdürümüz Arif Topal'ı ve projeye emek verenleri kutluyorum. Umarım Konya, bu çalışmanın örnek uygulamalarının gerçekleştirildiği şehirlerden birisi olur.
KONYA BİR FUAR KENTİ OLABİLİR Mİ?
Günün bir diğer önemli etkinliği ise KTO-TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezi'nde açılan 4. Master Shoes Konya Ayakkabı, Çanta ve Moda Fuarı'ydı.
Öncelikle şunu söylemeliyim. Konya'nın sanayi şehri olma yolunda kat ettiği mesafeyi artık görmezden gelmek mümkün değil.
Makine sanayisinden otomotiv yan sanayisine, tarım makinelerinden gıdaya kadar birçok sektörde önemli bir üretim merkezine dönüşen Konya'nın köklü sektörlerinden birisi de ayakkabıcılıktır.
Konya Ayakkabıcılar Odası Başkanı Muhammet Acar da açılışta ayakkabıcılık geleneğinin 826 yıllık geçmişine dikkat çekti.
Bugün ise Konya'da 600'ün üzerinde ayakkabı üreticisinin faaliyet gösterdiği belirtiliyor.
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Master Shoes Fuarı'na 167 firma katılıyor. 42 ülkeden profesyonel alıcıların ilgi gösterdiği fuarda, yaklaşık 230 kişilik uluslararası alım heyetinin firmalarla görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.
Bunlar küçümsenecek rakamlar değil.
Fuarın açılışında Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen'in konuşmalarında özellikle markalaşma ve ihracat konuları ön plana çıktı.
Aslında Konya sanayisinin üzerinde durması gereken temel meselelerden birisi de budur.
Üretmek elbette önemlidir. Ancak ürettiğiniz ürünü kendi markanızla dünya pazarlarına sunabiliyorsanız, işte o zaman gerçek anlamda katma değer oluşturabiliyorsunuz.
Konya'da yüzlerce ayakkabı üreticisi var. Peki, bu üretim gücüne karşılık dünya çapında tanınan kaç ayakkabı markamız bulunuyor?
Bence asıl üzerinde düşünmemiz gereken soru budur.
Üstelik fuarın açılışında paylaşılan rakamlara göre Konya'nın 2026 yılının ilk dokuz ayında ayakkabı ihracatı 19,7 milyon dolar, saraciye ihracatı ise 1,2 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiş.
Yani toplamda yaklaşık 20,9 milyon dolarlık bir ihracattan söz ediyoruz.
Ancak benim bu fuarın açılışında dikkatimi çeken bir başka konu daha vardı.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın konuşması…
Altay, Konya'nın ayakkabıcılık geçmişinden ve markalaşmanın öneminden bahsederken fuarcılık açısından da üzerinde düşünülmesi gereken açıklamalarda bulundu.
Öncelikle ulaşım konusuna dikkat çekti.
Konya'nın ulaşım altyapısının gelişmesiyle fuarcılık açısından çok daha avantajlı bir konuma geleceğini anlattı. Özellikle fuar merkezinin raylı sistem bağlantısı ve otogar yatırımlarıyla ulaşılabilirliğinin artacağını belirtti.
Gerçekten de bir şehrin fuarcılıkta gelişebilmesi için yalnızca büyük fuar alanlarına sahip olması yeterli değildir.
O şehre ulaşımın kolay olması, konaklama imkânlarının gelişmiş olması, fuar alanlarına rahat ulaşılabilmesi ve ziyaretçilerin şehirde ihtiyaç duydukları hizmetleri bulabilmeleri gerekir.
Konya bu açıdan önemli avantajlara sahip.
Türkiye'nin ortasında yer alan, kara yolu ve yüksek hızlı tren bağlantıları bulunan, hava ulaşımı imkânına da sahip bir şehirden söz ediyoruz.
Üstelik Konya'nın yalnızca ayakkabıcılık değil, birçok farklı sektörde güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor.
Altay'ın konuşmasında dikkat çektiğim bir başka husus ise diğer meslek odalarının da kendi sektörleriyle ilgili fuarlar düzenlemeleri yönündeki çağrısıydı.
Bence son derece üzerinde durulması gereken bir öneri.
Neden Konya'da yalnızca belirli sektörlerin fuarları düzenlensin?
Örneğin otomotiv yan sanayisinde, tarım makinelerinde, gıda üretiminde, mobilyada, savunma sanayisinde ve daha birçok alanda “uluslararası nitelikte ihtisas fuarları” düzenlenemez mi? Elbette düzenlenebilir.
Ancak bunun için meslek odalarının, sanayicilerin, ihracatçıların, yerel yönetimlerin ve fuarcılık kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerekir.
Burada önemli olan bir fuar düzenlemiş olmak değil, o fuarı her yıl büyüterek uluslararası alanda tanınan bir organizasyona dönüştürebilmektir.
Bakın, Master Shoes henüz dördüncü yılında 42 ülkeden alıcıların ilgisini çekebilen bir organizasyon haline gelmiş. Bu örnek, Konya'nın diğer sektörleri açısından da değerlendirilmelidir.
Ben Konya'nın yalnızca bir sanayi ve tarım şehri olarak değil, aynı zamanda bir fuar kenti olarak da anılabileceğini düşünüyorum. Çünkü fuarcılık yalnızca üreticiye veya ihracatçıya kazanç sağlamaz.
Şehre gelen her ziyaretçi otellerde konaklar, restoranlarda yemek yer, ulaşım hizmetlerinden yararlanır, alışveriş yapar. Dolayısıyla fuarcılığın gelişmesi şehir ekonomisinin birçok alanına katkı sağlar.
Hatta başarılı bir fuarcılık anlayışı, Konya'nın uluslararası tanıtımına da önemli katkılarda bulunabilir.
Ancak bunun için bir planlama yapılması gerektiği kanaatindeyim.
Konya'nın hangi sektörlerde uluslararası fuar düzenleme potansiyeli bulunduğu belirlenmeli, fuar takvimi oluşturulmalı, ulaşım ve konaklama altyapısı da bu hedef doğrultusunda geliştirilmelidir.
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın ulaşım yatırımlarına ilişkin açıklamalarını ve diğer meslek odalarına yönelik çağrısını bu nedenle önemsiyorum.
Konya Ticaret Odası'nın fuar merkezi konusundaki yatırımları ve organizasyon tecrübesi de bu hedefin önemli dayanaklarından birisidir. Yeter ki bu konuda ortak bir irade ortaya konulsun.
Master Shoes Fuarı'nın düzenlenmesinde emeği bulunan Nobel Expo Fuarcılık yetkililerini, Konya Ayakkabıcılar Odası'nı, Konya Ayakkabı Sanayicileri Derneği'ni ve katkı sağlayan bütün kurumlarımızı kutluyorum.
Son söz olarak;
Dün Konya'da gerçekleştirilen bu iki etkinlik aslında bir şehrin gelişmesinin iki farklı yönünü ortaya koyuyor.
Bir tarafta sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan bir proje, diğer tarafta üretimi ve ihracatı artırmayı hedefleyen uluslararası bir fuar…
Şehirlerin gelişmişliği yalnızca fabrikalarıyla, yollarıyla veya ekonomik büyüklükleriyle ölçülmez. O şehirde yaşayan insanların birbirlerine gösterdikleri ilgi, yardımlaşma kültürü ve toplumsal dayanışma da en az ekonomik gelişmişlik kadar önemlidir.
Konya'nın hem üreten hem de paylaşan bir şehir olmasını önemsiyorum.
Bir yandan iyilik ve gönüllülük faaliyetlerini büyütürken diğer yandan üretim gücümüzü uluslararası fuarlarla dünyaya tanıtabiliriz.
Yeter ki başlatılan güzel projeler kalıcı hale gelsin, düzenlenen fuarlar da somut ekonomik kazanımlara dönüşsün.
Çünkü Konya'nın hem iyiliği büyütecek gönüllere hem de üretimini dünyaya tanıtacak güçlü organizasyonlara ihtiyacı var.
Dostlukla kalın.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir