Ana içeriğe geç

Konya Gazeteciler Cemiyetihaberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...Haber Panelim Haber Scripti

Muhammed Gümüş
Muhammed GümüşKöşe Yazarı

SOKAK DEMOKRASİSİ

SOKAK DEMOKRASİSİ

İşimize gelince ağzımızdan düşürmediğimiz ancak iş uygulamaya geldiğinde kimi zaman yalan yanlış uygulamalarla işin boyutunun değiştiği gerçeklerden biri olan değerler sistemi olarak da adlandırdığımız demokrasi, birkaç gündür İstanbul’da çok farklı boyutta yaşanıyor.
Kısaca bahsetmek gerekirse İBB' ye yönelik soruşturmalar kapsamında 19 Mart'ta gözaltına alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 4 gün gözaltında tutulmuş ve ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. İmamoğlu dün yapılan sorgulama sonrasında 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklandı. Hakimlik 'terör' soruşturmasında ise savcılığın tutuklama talebinin reddedilmesine karar verdi; zaten tutuklama kararı verildiği için bu suçlamadan adli kontrol de olmaksızın tahliye edilmesine hükmetti. Tabi İmamoğlu ile birlikte gözaltına alınan birçok kişi de tutuklandı. Adli kontrol şartıyla ve serbest bırakılan isimler olsa da tutuklananların sayısının fazla olması dikkat çekti.
Şimdi hangi suçlar nasıl olacak, yargılama nasıl olacak, kim neye itiraz edecek gibi söylemlerin cevabını burada yazacak değilim ki zaten olayın detayını anlık olarak görmek mümkün.
Benim bu olayda takıldığım 19 Mart ve sonrası da değil, zaten benim görevim de değil olayın adli ve hukuki boyutu işliyor. Suçlular cezasını çekecek, masumlar serbest bırakılacak vs.
Ancak gözaltı ve tutuklamalar ‘siyasi mi hukuki mi' derseniz elbette hukuki diyeceğim.
Çünkü hiçbir siyasi iradenin böyle bir zamanda ve süreçte toplumun tepkisini göre göre böyle bir kararı sırf zevk için alıp uygulamaya koyacağını düşünmüyorum. Çünkü bu rakibi yıldırmak veya seçileni boyunduruk altına almak gibi bir amaç ve hedefle yapılacak boyutta bir durum değildir.
Hukuken elde sağlam ve karşılığı olan belge ve bilgiler olmasa böyle bir durum söz konusu olacağını düşünmezdim. Ancak 19 Mart sonrası söylenenlerden tutun konuşulanlara ve ekranlara yansıyanlara kadar neye bakarsanız bakın olayın altının dolu olduğunu da görebiliyorsunuz.
Elbette dosyalarda neler var neler yok bilinmez ama bunu zaman içinde yargılamalar başladığında daha iyi göreceğiz.
Sadece şu ihale neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi için Muş’ta bulunan tatlıcının kazandığı ihale ve sonrasını görmek bile dosyaların içeriğinin öyle yenilir yutulur türden olmadığının da göstergesi aslında. Neyse, dediğim gibi artık bu olayın akıbeti ve bundan sonrası hukukun ve adaletin masasında.
Benim yazımın başında vurguladığım söze gelince.
Kaç gündür böyle bir durum var ve yaşanıyor, elbette sevenleri destekleyenleri sahip çıkacak destek verecek vs. ancak bunu yaparken kanuna nizama göre yapmak gerekiyor değil mi?
Ancak şu kaç gündür izlediğimiz gördüğümüz protesto ve eylem türü adına “Demokratik hak” olarak adlandırılıp polisimize yapılanlar acayip derecede gerilime sebep oldu.
İstanbul, Ankara, İzmir olayların yaşandığı şehirlerin başında gelirken gençlerin ve neci olduğu belli olmayan grupların yüzü kapalı elemanlarının yaptıkları sadece polise değil, sokakta samimi ve hak hukuk çerçevesinde tepkisine gösteren gerçek CHP’lilere de zarar verdiğini sanırım sadece sokak davetinin ev sahibi olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel görmemiştir.
Özellikle Saraçhane’de yapılan gösterilerde polise yapılanları kabul etmemiz mümkün olamaz. Hadi taşı, sopayı, pankartı bilmem neyini anlıyoruz, görüyoruz, duyuyoruz da asit ve kezzap nedir ya?
İnsanlıktan nasibini almayan şerefsizlerin asit ve kezzap saldırısı nasıl açıklanır Özgür Bey?
Sokağa hak adalet arayışını asitle ve kezzapla mı sağlayacaksınız?
Bu zorbalık ve vicdansızlık insansızlığın muhatabı bu ülkenin polisi, bu ülkenin evlatları, görevlerini layıkıyla yapmaya çalışan insan evlatlarıdır Özgür bey…
Yeminle görüntüleri izlerken polisimizin sabrına hayran kaldım. Karşısında her türlü şebekliği yapıp taş fırlatan yüzü gözü kapalı yaratıklara müdahale etmemek büyük bir sabır gerektirir.
Oysa ABD' de böyle bir durum söz konusu olabilir miydi sorarım size?
O yapılan asit ve kezzap saldırıları sonrası şimdi, sokak çağrısı yapanlar ve ‘Sokak Demokrasisi’ sunanlar hangi veballeri, hangi hukuki sorumlulukları aldıklarını iyi düşünsünler.
En çok da Özgür Özel…

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın