Ana içeriğe geç

Konya Gazeteciler Cemiyetihaberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...Haber Panelim Haber Scripti

Erhan Dargeçit
Erhan DargeçitKöşe Yazarı

Aynı hikaye, farklı isimler

Aynı hikaye, farklı isimler

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Türk Milleti sağduyulu ve gerçekten insancıl bir millettir. Ve o nedenle de kandırılması çok kolaydır. Daha geriye gitmeyeceğim, 1980’li yılları hatırlayın… Bankerler olayı vardı. Bankalardan aha fazla faiz veren bankerler türemişti. Bu bankerler vatandaşların paralarını toplayıp bir kısmı kaçmış, bir kısmı batmış ve paralarını aldıkları insanlara, maddi, manevi çok zarar vermişlerdi. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Bunun gibi 1990’lı yıllarda bir holding furyası başlamıştı. Bu sefer gözler Türk Milletinin “gurbetçi” yapısını öncelikli hedef almıştı. Gurbetçilerimiz “marklarını” bu holdinglere, “dövize iyi faiz almak” maksadıyla vermişlerdi. Ve günün sonunda onlar da sömürüldüklerini anlamışlardır. İlginç bir bilgi vereyim, o dönemde Konya’da 50’nin üzerinde holding kurulmuştur. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">O dönemde holding “sahiplerinden” biriyle sohbet esnasında çok ilginç bir olay anlatmıştı. Bu holding yöneticileri, para toplamak için Almanya’ya gidiyorlar ve oradaki Türk vatandaşlarla bir araya geliyorlar. Marklarına çok iyi bir faiz veriyorlar. Vatandaş paralarını getiriyor teslim ediyor. 1 sene sonra aynı yöneticiler vatandaşlarla tekrar buluşuyorlar. Teker teker vatandaşlara faiziyle paralarını öderken genelde o vatandaşlar ilk başta çok inanmadan verdikleri cüzi paralarını, faizle geri aldıklarını görünce, hem anaparalarını hem de faizlerini almayıp, biraz da evdeki yastık altı paralarını ekleyip geri holdinge veriyorlar. Holding patronunun şu lafı ilginçti: Patron “Eğer ikinci gidişimizde herkes hem anaparasını hem faizini alsalardı biz o zaman batmıştık” diyordu. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Bu olayları “Çiftlikbank” gibi olaylar takip etti. Bu olayı sanırım herkes hatırlayacaktır. 2016 yılında Mehmet Aydın güya bir oyun kurup, vatandaşları da bu oyuna ortak ederek para kazandıracağını söylediği ve 2018’de dolandırıcılık olduğu anlaşılan bir olaydı.

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Genelde bu olaylar vatandaşın çok para kazanma hırsıyla ilgili olarak ortaya çıkan olaylar gibi algılanır. Ama şunu belirtmek gerekir ki Türk Milletinin para kazanma hırsı yoktur. Zengin olmayı ister ancak bu bir hedef değildir. Kimseye muhtaç olmamak gibi bir hedefi vardır sadece. Aksi halde sınıfsal anlamda bir burjuva özlemi içerisinde falan değildir. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Millet böyle iyi niyetli olunca yardım kampanyaları da çokça yapılır. 1990’lı yıllarda Refah Partisi ve Milli Gençlik Vakfı önderliğinde, Bosna Hersek’teki soydaşlarımıza ulaştırılmak üzere bir yardım kampanyası başlatılmıştı. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">O dönemde hatırlayanlar olacaktır, Konya’da da iş merkezlerinin olduğu yerde Demirci İş Merkezinin altı merkez depo gibi kullanılmıştı. Vatandaşlar neyi varsa yardım için, destek için getirmişti. Vatandaş belki kendisi geçim derdindeyken, evindeki bakır leğenini bile getirip teslim etmişti. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Daha sonra zamanın başbakanı Tansu Çiller Bosna Hersek’e gönderilmek için toplanan yardımların, oraya gönderilmediği ve Refah Partisinde tutulduğu yönünde iddialarını gündeme getirmişti. Hatta o dönem Bosna Hersek’te, yardımları almaya tek yetkili kuruluş olan “Merhamet” tek kuruş almadıklarını belirtmişti. Daha sonra yapılan araştırmalarda bu paralar RP’nin kasası olarak da bilinen Süleyman Mercümek’in hesaplarında çıktı ve o dönem Mercümek ağır cezada yargılanmıştı.

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Almanya’daki Deniz Feneri Derneği davası, 1999’daki deprem için toplanan paralar konusu gibi konular maalesef dönem dönem hep gözümüzün önüne geldi. Ve şimdi gelinen aşamada da AHBAP davası gündemde. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Şimdi buna geçmeden önce işin sosyolojisine bir bakmak gerekir. Şunu artık kabul etmeliyiz ki bizler toplumsal hareketlerde, sivil toplumculukta yetkin değilizdir. Öyle “atalarımız şu vakfı kurmuş, bu vakfı kurmuş” hikayelerini boş verin. Bizim geçmişimizden bugünümüze dek bu tür toplumsal hareketleri de “devlet” mantığı yapmıştır. Yani her şey devletten beklenmiştir. Aynen şimdi olduğu gibi…

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Günümüzde dernek kurulur ve bu derneğin yönetiminin ilk işi belediyeden ne kadar para koparacağız hesabıdır. Eskiden beri her zaman bizde her şey devletten beklenir. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Ama popüler kültürün de etkisiyle, bu tür “STK’cılık” vatandaşlara cazip ve ilginç gelir. Halbuki vatandaşların en son dönüp dolaşıp geldikleri yer yine devlettir. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Yukarıda yazdığım, konuların hepsinde darbe yiyen vatandaş devlete başvurmuştur ve devletten çözüm beklemiştir. Mağduriyetin en azından bir kısmını gideren yine devlet olmuştur. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Dolayısıyla, Devlet’in kurumları ve kuruluşları Türk Milleti için en güvenilir yerlerdir. Yarım yüzyılı geçen ömrümde edindiğim tecrübe budur. Sizlere de bunu tavsiye ederim. “Oralarda da yolsuzluk oluyor” diyenleriniz vardır, onlara da şunu söyleyeyim Türk Devleti “yarına bırakır ama yanına bırakmaz” bunu hiç unutmayın.

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Çok kimseye nasip olmayacak bir durum Haluk Levent’e nasip olmuştur. Vatandaşların büyük bir çoğunluğu kendisine çok güvenmiştir. Bu güven tüm ömründe her kapıyı açabilecek durumdayken, bir vurdumduymazlıkla, bunları eliyle itmiş ve yaptığı neyse karşılığını alma noktasına gelmiştir. En önemlisi de vatandaşın bu güveninden artık öyle ya da böyle mahrum kalacaktır. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Davayı zaten herkes basın yoluyla takip ediyordur. O nedenle ben ayrıntısına girmeyeceğim. Suçlu mudur, suçsuz mudur bu zaten benim işim değildir. Ama ben bir vatandaş olarak şunu söyleyebilirim ki suçlu da olsa, suçsuz da olsa bir gerçek var ki yolu yanlıştır. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Tüm bunlardan bir sonuç çıkarmak gerekirse; popülizm kötüdür. Popüler diye bir insanın peşinden gitmek kötü sonuçlar doğurabilir. Popüler işler her zaman geçicidir, kalıcı olmaya bakmak gerekir. Devlet’in kurum ve kuruluşları en güvenilir kurum ve kuruluşlardır. Bu kurum ve kuruluşları başındaki insana göre değerlendirmek doğru değildir. Kişiler geçici, kurum ve kuruluşlar kalıcıdır. 

<span style="list-style-type: initial;" roman",serif;font-size:12.0pt;line-height:107%;"="" new="" "font-family:"times="">Dostlukla kalın.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın