Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile birlikte Mevlana Caddesi’nde yürütülen çevre düzenleme çalışmasında incelemelerde bulunduk.
Depo No:4’ten başlayan yürüyüşümüz; Mevlana Caddesi, Kayalı Park, Hükümet Alanı, Bedesten içi, Larende ve Suriçi ile devam etti.
Başkan Altay, yapılan çalışmaları tek tek anlattı.
Alaaddin Tepesi'nden başlayıp Mevlana Müzesi'ne kadar olan alanda yapılan çalışmalar, özellikle turizm açısından çok önemli yenilikleri ortaya çıkaracak. Çalışmalar tamamlandığında tarihi Konya tüm güzellikleriyle ortaya çıkacak.
Bu kapsamda Mevlana Caddesi’nde mevcut iki şerit olan gidiş-geliş yolu tek şeride düşürülüyor. Kaldırımlar genişletiliyor. Böylelikle bölgede geniş bir yürüyüş alanı oluşturuluyor.
Trafik sorunu ortaya çıkacağı için bu adım riskli gibi görünse de bana kalsanız o bölgenin tamamen trafiğe kapatılması gerekiyor. Uzun yıllardır hayali kurulan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen bu adım aslında bu aşamada atılmalıydı. Mevlana ile Alaaddin arası tamamen araçtan arındırılmalıydı.
Konya, kendi tarihi ve kültürüyle uzun bir tarih koridoruna kavuşmalıydı.
Bunu neden yapmadıklarını Başkan Altay’a sordum. O da esnafın ve vatandaşların, yolun kısıtlı da olsa trafiğe açık kalmasını istediklerini söyledi.
Bu esnada Kayalı Park’ta hazırlanan dönüşüm sergisini ziyaret ettik. Buradaki tablolarda, çalışmalar tamamlandığında ortaya çıkacak yeni Konya’ya dair bazı görseller vardı.
Taslak çalışmaları inceleyince daha iyi anladık hayal edilenin ne olduğunu. Anlaşılan o ki, çalışmalar tamamlandığında, peyzajıyla birlikte pırıl pırıl yeni bir cadde ortaya çıkacak.
Mesela Mevlana Meydanı’na yeni oturma alanları ve bazı peyzaj çalışmaları eklenecek. Böylelikle Mevlana Meydanı, yaşayan, hareketli bir alana kavuşacak.
Keza Hükümet Alanı ve Kayalı Park’ta da benzer çalışmalara imza atılacak.
Yeni büfeler, aydınlatmalar eklenecek.
Bölgeye çok estetik bir umumi tuvalet de inşa edilecek. Buna belki burun kıvıranlar olacaktır ama Şerafeddin Camii yanında bulunan umumi tuvalet hayli bakımsız ve kötü şartlara sahipti. O sebeple bu da bölgenin bir ihtiyacıydı.
Buradaki incelemelerimizin ardından Başkan Altay ile birlikte Bedesten’de yürüyüş yaptık. Bu sırada bir vatandaşın söyledikleri dikkatimizi çekti.
Bir vatandaş, elinde iki poşetle karşımızdan geliyordu. “Başkan şu halimize bak” diyerek tepki gösterdi.
Biz de bir şey oldu sandık.
Meğerse elindeki iki poşeti taşımaktan acizmiş de Bedesten’e aracıyla girip poşetleri aracıyla taşımak istiyormuş.
Konya’daki temel sıkıntı bu işte. Her yere araçla gitmek isteyen insanlar var. Şehrin trafik sıkıntısının bir başka nedeni de bu rahata alışmışlık. Ne yapsanız yaranamıyorsunuz, hizmeti adeta ağzının içine istiyor.
Bu anlayış değişmeli. Birkaç yüz metre yürümekle kimsenin ayağı aşınmaz.
ARTIK KONYA’NIN DA BİR KALESİ OLACAK
Yaklaşık 200 yıl başkentlik yapan Konya’nın, geçmişe dair çok fazla kalıntısı bulunmuyordu. Kalesi olan şehirlere o yüzden hep imrenirdim.
Ama meğerse bizim de bir kalemiz ve şehrimizin giriş kapısı varmış.
Konya Büyükşehir Belediyesi, yapılan titiz çalışmayla, Konya’nın Larende Kapısını gün yüzüne çıkarmış.
Larende bölgesindeki yapıların tek katlı olması ve bodrum katlarının bulunmaması nedeniyle sur duvarları ile Larende Kapısı toprak altında günümüze kadar korunmuş.
Gelinen noktada orijinal kapı taşlarıyla, duvarlarıyla birlikte ortaya çıkmış. Yine doğu ve batıda da sur duvarları, burçlarıyla birlikte ortaya çıkmış. Buradaki kazı çalışmaları, rekonstrüksiyon çalışmaları kazıyla birlikte devam ediyor. Yani bütün kazının bitirilmesi beklenmeden bir taraftan da restorasyon çalışmaları yürütülüyor. Bu önemli çalışmayla Konya'nın tarihi hazinesi gün yüzüne çıkıyor. Daha Suriçi taraflarında devam eden diğer kazılarda ise Bizans'tan, Selçuklular'a ve Osmanlılar'a kadar çok önemli kalıntılar ortaya çıkmaya başlamış.
Konya Büyükşehir Belediyesi, Larende Bölgesinde adeta altın bulmuş.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir