Ana içeriğe geç

Konya Gazeteciler Cemiyetihaberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...Haber Panelim Haber Scripti

Uğur Özteke
Uğur ÖztekeKöşe Yazarı

KONYA’DA CİNAYET İKİ AYRI ÖLÜM ŞEHİRDE EFSANEVİ SESSİZLİK!

KONYA’DA CİNAYET İKİ AYRI ÖLÜM ŞEHİRDE EFSANEVİ SESSİZLİK!

Geçtiğimiz hafta şehrin göbeğinde, dahası tam da göbeğinde, polisten değil ama ulusal basında yer alan bilgilere göre kuyumcu Sami Ayaz’ı öldüren nakliyeci Turgay Barbaros, evinin bahçesinde suç aleti tabancayla kendi başına ateş ederek intihar etmişti.

Haberin ilk yayınlanmasının ardından önce yerel medyada, ardından sosyal medyada, daha sonra da ulusal basının yazılı ve görsel mecralarında bu ölümler ve cinayetle ilgili birbirinden farklı yorumların yer aldığı haberler çıktı.

Allah var, bize de önce öldürülen kuyumcu Sami Ayaz’ın yakınları ulaştılar.

Bize İrlanda’dan ulaştılar.

Çok üzgündüler.

Cinayet olayının alacak verecekle alakası olmadığını iddia ederek bunun bir soygun olduğunu söylediler. Geride üç yetim yavrunun kaldığını anlattılar.

Kendilerine inanmayacak olursak da ortak dostlarımıza söyleyerek kendilerini oradan araştırmamızı istediler.

Bu kez biz olayı böyle yazdık.

O zaman da devreye nakliyecinin yakınları girdi ve onlar da bu cinayetin neden işlendiğini kendi cephelerinden anlattılar.

Zaten her iki tarafın da bize anlattıkları, sosyal medyada yazılan haberlerin ve yapılan yorumların altına da yansıyınca, bu kez de yukarıda bahsettiğimiz şekilde iki zıt, iki farklı görüşü savunanlar çarpışmaya başladılar.

Her geçen saat, her geçen gün bu olay farklı şehir efsanelerine dönmeye başladı.

Kuyumcu Sami Ayaz’ın cenazesinin fotoğrafları sosyal medyada paylaşılırken, Turgay Barbaros’un cenazesinin defin işlemlerine hiçbir yerde rastlamadık.

Sonuçta şehrin göbeğinde, milletin gözünün önünde iki ayrı ölüm olayı yaşandı.

Herkes birbirinden duyduklarına ilaveler yaparak bir anda efsane oluşturuverdi.

Oysa benim tahminlerime göre Konya Polisi Cinayet Masası bu olayı üç dört saatte çözmüştü.

Hukuk devreye girmiş, savcılık devreye girmiş, işlemler sürdürülüyor.

Milletin merak ettiği gibi biz de merak ediyorduk; niye bu konuda tek bir resmî açıklama yapılmıyordu?

Yapılan haberlerin, yazılan yorumların altına yapılan yorumlarda ise işte şehir efsanesinin nedeni belki de belli oluyordu.

Bazı yorumcular olayın nedenini kendilerince yazıyorlardı.

Eğer bu doğruysa şehirde bazı sektörlere ve bazı büyük paralara sıkıntı olur.

Onun için doğru gerçek neyse, hiç değilse fısıldanmalı ve bu olay daha farklı yerlere gitmeden kötü şehir efsanelerine dur denmelidir diye düşünüyorum.

………………..

KONYA’NIN TURİZMİ
İÇİN KAFA PATLATAN
EMEK VEREN ÇOKMUŞ

Geçtiğimiz hafta içerisinde Konya ile ilgili yazmış olduğumuz iki ayrı yorum, tahminlerimin çok ötesinde tepki aldı.

Öyle güzel dönüşler, öyle farklı görüşler aldım ki sadece Konya’dan değil, Türkiye dışındaki Konyalılar bile yorumlar yapıyordu.

Hepsini tek tek okudum.

Hepsinden kendime ders çıkarmaya çalıştım.

Ama ismini vermeyeceğim bu şehrin son 50 yılına, belki de oteliyle, restoranıyla birebir içinde olan saygın bir iş adamının benimle paylaştığı çok özel bilgi ve belgeleri sizlerle paylaşmanın kaçınılmaz olduğuna karar verdim.

Bakın değerli büyüğüm önce şöyle diyordu:

“Uğur Abi merhaba,

İki gündür köşenizde kaleme aldığınız Konya turizmi ile ilgili değerlendirmelerinizi ve tespitlerinizi, sektörün içerisinden biri olarak büyük bir zevk ve heyecanla takip ettim.

Şehrimizin turizm ve kültür potansiyeline yaptığınız nitelikli vurgular ve sağladığınız kıymetli katkılar için size teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Konya Ticaret Odası Başkanımız Sayın Selçuk Öztürk’ün görevlendirmesiyle, Konya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Konya Turizmi 5 Yıllık Kalkınma Planı Çalıştayı’na katılım sağlamıştım.

Çalıştay sonrasında; mesleki tecrübelerim, sahadaki gözlemlerim ve sektör dinamikleri ışığında hazırladığım detaylı raporu Odamız bünyesinde şehrimizin paydaşlarıyla paylaştık.

Son yazılarınızda değindiğiniz vizyonla birebir örtüşen bu raporu, konuya gösterdiğiniz hassasiyet ve katkılarınız münasebetiyle sizinle de paylaşmak istedim.

Şehrimizin geleceğine ve turizm vizyonuna ışık tutan değerli yazılarınızın devamını diler, hazırladığımız kapsamlı raporu ekte takdirlerinize sunarım.

Selam ve saygılarımla.”

……..

GEZ DÜNYAYI GÖR KONYA’YI

Çalıştay Özeti

Konya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Konya Turizmi 5 Yıllık Kalkınma Planı Çalıştayı" programına iştirakimiz sağlanmıştır.

Çalıştay süresince yapılan oturumlar ve kapsamlı tartışmalar neticesinde, Konya'nın zengin gastronomi mirasının daha etkin ve kapsamlı tanıtımı hususu, şehrin turizm stratejileri için temel ve kritik bir odak alanı olarak tespit edilmiştir.

Sunulan veriler ve analizler ışığında yapılan değerlendirmeler, Konya gastronomisinin ulusal ve uluslararası platformlarda hak ettiği düzeye taşınabileceği ve şehrin turizm gelirlerine stratejik bir katkı sağlayabileceği yönünde güçlü bir mutabakatı ortaya koymuştur.

I. STRATEJİK TANITIM VİZYONU VE KONSEPT MEKÂN OLUŞUMU

Konya'nın turizm bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım faaliyetlerinin, mevcut yaklaşımlardan farklı olarak şehir merkezinden ziyade önemli turizm noktalarında ve stratejik güzergâhlarda yoğunlaştırılması elzemdir.

Bu vizyon doğrultusunda, "Taş Bina" tanıtım konsepti ile şehrin yöresel lezzetlerinin entegre edildiği yeni ve kurumsal bir mekân modelinin oluşturulması stratejik önem taşımaktadır.

Temel Yaklaşım: "Kazanırken tanıtmak, tanıtarak kazanmak" ilkesiyle sürdürülebilir bir iş modelinin tesisi hedeflenmelidir.

Bu konsept mekânlar, şehrin turizm ve gastronomi potansiyelini temsil eden bir tanıtım ajansı misyonunu üstlenmelidir.

Marka ve İş Birliği Modelinin Oluşturulması: Kaynakların etkin kullanımı ve pozitif sonuçların maksimize edilmesi amacıyla, Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin şehir merkezindeki münferit turizm yatırımlarının, şehir merkezi dışında planlı ve stratejik yatırımlara dönüştürülmesi gerekmektedir.

"Birlikte Konya" sloganıyla profesyonelce yönetilecek tek bir marka çatısı altında, tüm paydaşlarla iş birliği yapılarak katma değer artırılmalıdır.

Bu yaklaşım, gastronomi severlere bir şefin mekânı yerine bir şehrin mekânı alternatifi sunarak yeni bir akımın öncülüğünü yapma potansiyeli taşımaktadır.

Stratejik Konumlandırma Önerileri: Bu kurumsal konseptin; havaalanları (İGA, Antalya vb.), Yüksek Hızlı Tren (YHT) garları, şehirlerarası yol güzergâhları ve önemli turizm merkezleri (İstanbul Galataport, Bodrum Yalıkavak, Ankara Çankaya vb.) gibi doğru turizm destinasyonlarında hayata geçirilmesi, her bir işletmenin Konya'nın dünya turizmine açılan bir penceresi işlevini görmesini sağlayacaktır.

II. COĞRAFİ KONUMUN STRATEJİK AVANTAJI VE ENTEGRASYON

Türkiye'nin merkezi coğrafyasındaki benzersiz konumu, Konya'ya turizm potansiyelini geliştirme ve gelirleri artırma açısından kritik bir fırsat sunmaktadır. Bu stratejik konumun bölgesel avantajları ile Konya mutfağının özgünlüğünün birleştirilmesi, şehrin turizmde hedeflenen büyümeyi yakalaması için temel bir kaldıraç görevi görecektir.

Model Şehir Tecrübelerinden Yararlanma: Coğrafi potansiyelini başarıyla kullanan Afyon, Gaziantep, Adana, Bolu ve Bursa gibi şehirlerin tecrübe ve uygulamaları, Konya'nın gastronomi turizmini güçlendirmesi için model olarak alınabilir. Konya'nın ulusal düzeyde Doğu-Batı ve Kuzey-Güney aksları arasındaki bağlantıların kesişim noktasında yer alması, yöresel ürünlerin tanıtımı ve pazarlanması için geniş bir erişim ağı sunmaktadır.

Stratejik Yol Üstü Tesisleri Oluşturulması: Seyahat molalarının şehir tanıtım potansiyelini kullanma açısından sunduğu kritik imkân göz önünde bulundurularak; Afyon, Ankara, Aksaray, Adana, Seydişehir ve Beyşehir güzergâhları üzerinde, şehir merkezine 150-200 km mesafede konumlanacak modern ve nitelikli yeni tesislerin hayata geçirilmesi elzemdir. Bu stratejik konumlandırma, şehir merkezine giriş yapmadan transit geçen yüz binlerce seyahat severe ulaşılmasını sağlayarak Konya'nın ilk izlenimini oluşturacak ve bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlayacaktır.

Yol Üstü Tesislerinin Çok Fonksiyonlu Yapısı ve Pozitif Sonuçları:

Bu tesisler, sadece bir mola noktası olmanın ötesinde, Konya'nın kültürel ve ticari katma değerini maksimize etme amacını taşımalıdır:

• Tescilli ve zengin mutfak mirasını temsil eden nitelikli bir restoran ve dinlenme alanı ile yöresel lezzet deneyimi sunmak.

• Kültürel Tanıtım: Konya'nın zenginliklerini maket, görsel ve dijital içeriklerle tanıtan Bilgilendirme Merkezi (Taş Bina Modeli) kurmak.

• Deneyim Odaklı Atölyeler: Lokum, çikolata, gevrek gibi ürünlerin üretim süreçlerini sergileyen ve taze satışını yapan birimler oluşturmak.

• Coğrafi işaretli ürünler (Küflü Peynir, Bamya) ve otantik yöresel ürünlerin (Tandır Ekmeği, Tahin) doğrudan satışının yapıldığı güvenilir bir alan tesis etmek.

• Geleneksel akaryakıt hizmetlerinin yanı sıra E-Şarj altyapısı kurarak geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına cevap veren modern bir dinlenme tesisi olmak.

Beklenen Pozitif Ekonomik ve Sosyal Sonuçlar:

1. Ekonomik Katma Değer: Ticaret hacminin, akaryakıt dışında yöresel ürün pazarı, gastronomi, şarküteri ve hediyelik eşya satışlarından elde edilen gelirlerle artırılması.

2. Yerel Üreticilere Destek: Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin doğrudan tüketiciyle buluşturulmasıyla üreticilerin gelirlerinin ve yerel görünürlüğünün artırılması.

3. Tanıtım ve Marka Değeri: Transit yolcuların zorunlu mola süresinin kültürel tanıtım ve yöresel ürün deneyimi ile zenginleştirilerek Konya markasının algısının ulusal ve uluslararası düzeyde yükseltilmesi.

III. STRATEJİK PLANLAMA, UZMAN İSTİŞARESİ VE ŞEHİR KİMLİĞİ

Şehrin, bir medeniyetin dış dünyaya akseden en mühim ve karmaşık eseri olduğu gerçeğinden hareketle, bir şehre yapılan her müdahale; o şehrin ve sakinlerinin medeniyet tasavvurunu anlamamıza olanak tanıyan kritik bir göstergedir.

Bu bağlamda, yerel yönetimlerin kısa vadeli dönemleri (5 yıllık görev süreleri) ile sınırlı, günübirlik kararlarla gerçekleştirilen münferit yatırımları; şehrin kaynaklarının en yüksek faydayı sağlayacak, makro planlama ilkelerine uygun yatırımlara dönüştürülmesi hedefiyle çelişmektedir.

Şehrin kaderi, yerel yönetimlerin günübirlik yatırım kararlarının belirsizliğine terk edilmemelidir. Makro hedefler belirlenmeli ve bu yol haritasına titizlikle uyulmalıdır.

A. Mevlana Türbesi Arkası Dönüşüm Projesi Üzerinden Stratejik Değerlendirme

Mevlana Türbesi ile Ali Ulvi Kurucu Caddesi arasındaki kamulaştırılan alan, şehre sunulmuş yüz yıllık bir rüyayı temsil etmektedir. Ancak şehrin en önemli ve kritik noktasına planlanan otel, AVM, müze, arasta pazarı ve mevlevihane yatırımının yeterli istişare ve uluslararası tecrübeye müracaat edilip edilmediği hususu büyük bir hassasiyetle sorgulanmalıdır.

Uzman Görüşüne Müracaat Vurgusu: "Şehir ve Medeniyet" gibi edebiyattan tarihe, mimariden musikiye kadar birçok alanı kapsayan bir konuda; Sadettin Ökten’in medeniyet tasavvuru perspektifi ile İlber Ortaylı, Murat Tabanlıoğlu gibi konuya vakıf, uluslararası tecrübeye sahip uzmanların görüşlerinin ve projenin uygunluğuna dair değerlendirmelerinin alınması, bu yatırımın meşruiyetini ve kalıcılığını artıracaktır.

Şehir Müzesi Vizyonu: Şehrimizin bu bölgede, mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda dahi farklı bölgelere kaydırılabilecek binalara ihtiyacı bulunmamaktadır.

Konya, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehirdir. Dünya mirası niteliğindeki sayısız tarihî eser, maalesef müzelerin ve vakıfların tozlu raflarında sergilenmeyi beklemektedir.

Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul’daki Vakıf Eserleri Müzesi'nde sergilenen eşsiz eserlerimizin ait olduğu bu şehir, dünya klasmanında bir müzeye ev sahipliği yapabilecek zenginliğe sahiptir.

Bu değerli alanın, şehrin değerleriyle buluşturularak "Konya Şehir Müzesi" yapılması, bölgenin katma değerini artıracak ve Konya’nın tanıtımına en prestijli katkıyı sağlayacaktır.

B. Tarihî Tecrübeden Ders Çıkarma Zorunluluğu

Planlanan yatırıma başlamadan önce şehrimizin yakın tarihinden acı bir tecrübeyi hatırlatmak elzemdir.

80’li yıllarda dönemin belediye başkanının şehri modernleştirme ve turizme katkı sağlama gayesiyle Sultan Selim Camii ile Aziziye Camii arasındaki Üzüm Pazarı'nı yıkarak yerine Mevlana Çarşısı'nı yapması, iyi istişare edilmediği için kısa sürede şehrin kalbine vurulmuş bir hançer olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalınmıştır.

Bir belediye başkanının hayaliyle yapılan bina, bir başka başkanın hayaliyle yıkılmıştır.

Yapılan yatırımlar bu şehrin enerjisi, kaynağı, potansiyeli ve geleceğidir.

Bu sebeple, yatırıma karar verilmeden önce alanında uzman kişilerle derinlemesine istişare edilmeli, daha önce yaşadığımız acı tecrübelerden ders çıkarılarak Türbe Arkası Dönüşüm Projesi'ne yakışan kalıcı ve vizyoner bir planlama yapılmalıdır.

C. Yerel Yönetim İşletmelerinin Misyonu ve Haksız Rekabet Riski

Yerel yönetimlerin turizm sektörünü büyütme ve Konya'nın tanıtımını artırma yönündeki gayretlerini takdirle karşılamakla birlikte, bu çalışmalara farklı bir açıdan bakmak gerekmektedir:

1. Temel Amaç: Yerel yönetimlerin asıl amacı, Konya turizm gelirlerini artırmak (pastayı büyütmek) olmalıdır; mevcut pastadan pay almak değil.

2. Haksız Rekabet: Mevcut durumda yerel yönetim işletmeleri, pastayı büyütmek yerine pastadan pay almakta; bu durum da haksız rekabetten kaynaklı olarak hizmet sektöründeki özel firmaların hizmet kalitelerini aşağı çekme riskini beraberinde getirmektedir.

Stratejik Çözüm: Yerel yönetimlerin şehir merkezindeki ticari faaliyetlerden elde edeceği kârı maksimize etmek yerine, dışarıdaki önemli turizm noktalarında Konya mutfağını kurumsal bir çatı altında temsil ederek turizm pastasının ulusal ve uluslararası düzeyde büyütülmesine ve tanıtımına destek olması çok daha makul ve stratejik bir yaklaşım olacaktır.

Bu vizyon, hem şehir ekonomisine dışarıdan kaynak aktaracak hem de tanıtım misyonunu en etkili şekilde yerine getirecektir.

IV. BELEDİYE İŞLETMELERİNDE MENÜ YAPISI VE GASTRONOMİYE KATKI ELEŞTİRİSİ VE ÖNERİLER

Belediye işletmelerinin menü içeriklerinde, turizm çalıştaylarında benimsenen Konya mutfağını tanıtma hedefi ile mevcut popülist ve fast-food ağırlıklı yabancı kültür yemeklerinden oluşan menü uygulaması arasında ciddi bir örtüşmezlik ve çelişki mevcuttur.

Belediyeler, ticari kaygılar yerine toplum yararını gözeterek yerel kültürü ve sağlığı destekleyen rol model uygulamalara imza atmalıdır.

Konya Gastronomisine Katkı Sağlayacak Somut Öneriler:

1. Kaliteli Ekmek Üretimi
Konya'nın "Buğday ve Tahıl Ambarı" kimliğine uygun olarak, yerel unlarla yüksek kaliteli ve iyi ekmeğin tüm belediye işletmelerinde standart hâle getirilmesi. (Örnek: Mayabakery gibi başarılı uygulamaların incelenmesi.)

2. Niş ve Otantik Ürünler
Kenevir helvası gibi niş ürünlerin sayısının artırılması ve ön plana çıkarılması. Bölgede yetişen sebze ve meyvelerin turşu, reçel, kurutma ve içecek gibi katma değerli ürünlere dönüştürülmesi.

3. Yöresel İçecek Markalaşması
Türkiye'nin havuç üretiminin yüzde 70'ini gerçekleştiren Konya'da, havucun elma suyu ile birleştirilerek "Elmalı Havuç Suyu" gibi özgün ve lezzetli bir içeceğin markalaştırılması ve belediye tesislerinde öncelikli ürün olarak konumlandırılması.

4. Yerel Alternatifler
İşletmelerde cari açığa katkı sağlayan ithal kahve çeşitleri yerine, yerel ürünlere dayalı içeceklerin (meyve suları, yöresel şerbetler) ön plana çıkarılması, üreticiden tüketiciye herkesin kazançlı çıktığı bir ekonomik yapıya dönüşümü destekleyecektir.

SONUÇ VE NİHAİ AMAÇ

“Bu stratejik yatırımların nihai amacı; Konya'nın kültürel, tarihi, doğal ve coğrafi zenginliklerini ticari faaliyetler aracılığıyla hem yerli hem de yabancı turistlerle buluşturmaktır. Tesisler, sadece bir yeme-içme yeri olmaktan çıkıp, Konya'nın etkin tanıtımını sağlayan ve yüksek standartlarda hizmet sunan entegre bir hizmet noktası olarak konumlandırılacaktır. Konya gastronomisini büyütmenin yolu, kendi otantik kültürümüzü yansıtmaktan ve yöresel lezzetlerimize hak ettiği değeri vermekten geçmektedir. Konya'nın turizm hedeflerine ulaşması için söylem ve eylemin uyum içinde olduğu, yerel değerleri önceleyen bu önerilerin hayata geçirilmesi sürdürülebilir bir başarı için hayati önem taşımaktadır.”

………………..

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Zeki olmak bir lanettir. Oyunu anlarsın, yalanları gözlemlersin, kalıpları fark edersin.

Ama hayatta kalmak için yine de bir aptal gibi davranmak zorundasın.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Konyalı'nın sosyalleştiği ya da sosyalleştiğini sandığı pazar günlerinde, nerede yeşil varsa onun altında gölgelenip çay ve mangal partisinden sonra kirlettiğimiz yerleri temizlemeyi becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın